Her şeye bir ajanda

Yeni yıl demek yeni bir 365 günlük süre, yeni takvim, yeni ajandalar demek benim için. Yazmayı sevince ajanda tutmak da hoş bir alışkanlık oldu benim için.

Bu yıl için üç tane ajanda kullanmaya karar verdim. Her ne kadar sadeleşme taraftarı bir insan olsam da, hala tutunduğum bazı alışkanlıklarım var, bir türlü bırakamadığım ve halen bırakmak istemediğim. Bunların başında tatillerde yanımda okuyamayacağımı bilsem de fazladan kitap taşımak, birden fazla ajanda tutmak, değişik takvimlere sahip olmak geliyor.

Yeni yıl gelmeden ajanda arayışına çıktım ve bir melek ajandası aldım. Jenny Smedley’e ait ajandada melekler hakkında değişik bilgiler, o ay yapılabilecek şeyler yazıyor ve her hafta için bir melek öğüdü var. Bu ajandaya günlük olarak başıma gelen iyi ve kötü olayları yazıyorum. Bu benim gün içinde şükredebileceğim bir şey bulmamı ve yaşadığım kötü olaydan ders almamı sağlayacak bir hatırlatma.

İkinci ajandam arkadaşımın Almanya’dan getirdiği bir ay takvimi. Ay takvimi ile ilgili daha ayrıntılı yazacağım. Bu takvime de günlük olarak harcamalarımı yazıyorum. Uzunca bir süre para durumumu kontrol etmek için yaptığım bu sistemi 2013 yılı için de oturtmaya karar verdim. Bu da çok sevdiğim bir yöntem. Daha fazla nakit harcamaya başladığım için ‘aaa, nereye gidiyor bu paralar sendromu’ ajandayı açıp baktığınızda sona eriyor. Ayrıca gereksiz harcamalarınızı, kredi kartına ne kadar yüklendiğinizi kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca ödenecek faturalar da gözden kaçmıyor.

Üçüncü ajandam bir derginin hediyesi olan Melekler Ajandası, Beki İkala Erikli’ye ait. Bu ajandaya da sabahları meleklere olan siparişlerimi yazıyorum. O gün için olmasını istediğim şeyleri yazıyorum ve evden çıkıyorum. Bu bana teslimiyet ve güveni yaşatıyor.

Grafiksaati.com sitesinde bulduğum bir ‘kendin yap projesi’ olan Ajan-lük düşüncesi çok hoşuma gitmekle birlikte henüz yapmaya fırsat bulamadım. Sanırım onu 2014 için bu yılın ajanda deneyimlerinden ortaya çıkarıp kendim yapacağım ve her şeyi tek ajandada tutarak sadeleşeceğim. Laf aramızda ajanda almak da zevk verdiği için bu konuda henüz kendime pek güvenemiyorum.

Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.