Teşekkürler Louise Hay

Louise Hay nefes seminerlerinde ve tanıtımlarında bolca sözünü ettiğimiz Hastalıkların Zihinsel Nedenleri kitabının ve daha bir çok kitabın yazarı. 30 Ağustos 2017 günü vefat etti ve kişisel gelişimle ilgilenen kişiler tarafından sevgi ile anıldı. Takip ettiğim bir astroloğun onun hakkındaki yazısını sizinle paylaşmak istedim. Aslında okuduğunuzda amacımı anlayacaksınız. Başınıza ne gelirse gelsin, hayatınızdan her zaman bir limonata yapma olanağınız var. Seçim bize ait. Yenilmeyi de yenmeyi de seçebiliriz. Aslında Louise Hay’in 30 Ağustos’ta ölmesi bizlere kişisel zaferlerin de mümkün olduğunu ve bunu kitlelere yaymanın da olası olduğunu gösteriyor. Biz de kendi hayatımızdan başlayalım. 

Yazan: Gaye Alkan
Louise L. Hay’in Misyonunu Anlamak
Nasıl ki “Işıklar” dediğimiz Güneş ve Ay bir haritanın belkemiğini oluşturuyorlarsa, tutulmalar da aynı biçimde astrolojinin kalbinde yer almaktadır. Haritaları incelerken tutulmalara bağlı olarak kullandığımız birçok teknik vardır, transitler, ay düğümlerinin dinamikleri veya doğum öncesi tutulma haritaları gibi ve her biri kendi yöntemleriyle ruhun deneyimini tarif eder. Bu makalede “Doğum Öncesi Güneş Tutulmaları”na ve bu tutulma haritalarının nasıl bir insanın hayat yoluna rehberlik ettiğine odaklanmak ve tekniği örnekleyerek açıklamak istiyorum.
Doğum Öncesi Tutulma, bazı astrologlar tarafından bir önceki enkarnasyon ve şimdiki enkarnasyon arasında bir tür “köprü” olarak da kabul edilmektedir. Her şekilde bu metot, kişinin hayatındaki mücadeleler ve amaçlarla ilgili ruhun bilgisinden kaliteli veri elde etmemize yardım etmektedir.
Doğum Öncesi Güneş Tutulması, bir kişinin doğumuna en yakın tarihte gerçekleşmiş olan güneş tutulmasıdır. Bu harita, tıpkı doğum haritası gibi kendi içinde analiz edilebileceği gibi, kişinin doğum haritasıyla ilişkisi yoluyla da değerlendirilebilir. Bir Doğum Öncesi Güneş Tutulması haritasını incelemenin kuralları, doğum haritası incelemekle hemen hemen aynıdır, anlayıştaki bir nüans haricinde: Tutulma haritası, “ruhun” haritasıdır ki bu kişinin el değmemiş doğasını, eğilimlerini, yatkınlıklarını, yeteneklerini ve başarılması gereken amaçlarını anlatır. Doğum haritası tutulma haritasıyla karşılaştırıldığında, doğum haritası bir materyalizasyon / somutlaştırma ortamına işaret eder. Bu materyalizasyon bazen, “ruhun” eğilimini gerçekleştirme kapasitesine sahip değildir. Böylece hayatın kendi içindeki çelişkisi başlamış olur. Doğum öncesi tutulma haritalarını değerlendirirken temel faktörler şunlardır:
Güneş Tutulmasının Yerleşimi
Haritayı değerlendirmeye başlarken en önemli unsur, tutulmanın nerde yer aldığı, hangi evde ve hangi burçta olduğudur. Bu yerleşimler, kişinin bu enkarnasyonunda getirdiği mücadeleleri ve hediyelerini anlatır. Reenkarnasyona inanalım ya da inanmayalım, doğum öncesi tutulma haritasında gizlenmiş kesin bir bilgi bulabiliriz ve bu bilgi, her birimizin hayata gelişiyle ilgili temel meseleleri, bu meselelerle neden muhatap olduğumuzu anlatır. Hayat yolumuzun dersleri bize ne öğretmek istiyor? Tutulmanın yöneticisi ve onun yaptığı açılar ayrıca önemlidir.
Ruhun Karakteristiğinin Tanımlanması
Ruhun kişiliğini, hayata karşı tavrını ve doğasını anlamak için tutulma haritasındaki yükselen temel bir araçtır. Yükseleni kesen burç, kişinin muhtemel karmik problemleri, derin motivasyonları hakkında da değerli bilgiler verir. Buna ek olarak, tutulma haritasındaki tüm gezegenler ruhun kalitelerine gönderme yaparlar. Her ev bir natal harita olarak ruhu tanımlamak üzere okunabilir. Natal harita ve tutulma haritası ne kadar harmoni içerisindeyse, harita sahibi yaşam misyonunu hayata geçirmek konusunda o kadar başarılı olacaktır. Haritalar arasındaki harmoni, burçların ve açıların arasındaki hem element hem de fonksiyonlar anlamında uyumları üzerinden düşünülebilir.
Gezegenler: Retro, Direkt ve Burç Değiştiren
Tutulma haritasındaki gezegenlerin durumları ayrıca değerlendirmeye değerdir. İki haritayı yani tutulma haritası ve natal haritayı birlikte değerlendirirken, herhangi bir gezegenin natal haritada direkt ya da retro duruma geçmesini not etmek gerekir. Retro Merkür natal haritada direkt duruma geçiyorsa, bu, kişinin “ifade etme” konusunda ruhsal kapasitesinde bir kısıtlamaya sahip olduğu anlamına gelir.
Ek olarak, natal haritada burç değiştiren gezegen, tutulma haritasında bulunduğu burcun kapasitesini, natal haritadaki burca aktarır. Örneğin, tutulma haritasında Boğa burcunda yerleşmiş bir Venüs, natal haritada İkizler burcundaki bir Venüs’e dönüşüyorsa, bu Venüs İkizler’i, Boğa burcundaki bir Venüs kapasitesiyle birlikte anlamak gerekir. Bir diğer deyişle, Venüs natal haritada İkizler’deyken, değişken ve hava elementine mensup bir burçta görünmesiyle birlikte aslında ruhsal kapasitedeki sabit burcun dayanıklılığını (Boğa) ve toprak elementinin materyalizasyon ihtiyacını bugüne taşımaktadır. Bu durumda Venüs’ün fonksiyonunda sadece değişken nitelik ve hava elementi söz konusudur diyemeyiz.
Güneş ve Ay’ın Birlikte Konumladığı Düğüm
Ay düğümlerinin dinamiklerinde olduğu gibi, güney ya da kuzey ay düğümle kavuşmakta olan bir gezegenin olup olmaması önemlidir. Düğümle kavuşan gezegen bir vurguyu göstermektedir. Tutulma haritalarında, Güneş ve Ay kavuşumu güney ay düğümle birlikte ise, bu daha çok malefik bir pozisyon kabul edilir. Ruh (tutulma haritası) ve materyalize olmuş plan (natal harita) birbiriyle daha az harmoni içinde demektir. Bunun sebebi, güney ay düğümün kişinin kurtulması gereken eski alışkanlık ve yükleri barındırmasıdır. Bu alışkanlıklar / kalıplar ister bir önceki enkarnasyondan gelsin ister DNA faktörleri olsun, kişinin hayat sürecinde bariyerler oluşturabilir. Hayat amacı, sadece materyal başarı demek değildir. Bu, ruhun, varoluşunun sorumluluğunu alarak bir tür tamamlanmayı gerçekleştirmesi, “bütün” için yapması gerekeni yapması demektir. Tutulma haritası, herkesin hayrına olan büyük plandaki hayat amacımızı ifade eder.
Güneş ve Ay, kuzey düğümle birlikte olduğunda, kişinin ruhuyla getirdiği kapasiteyi hayata geçirmesinde bir kolaylık söz konusu olur.
Bahsi geçen prensipleri pratik edelim. Aşağıda, 8 Ekim 1926’da dünyaya gelen, Amerikalı şifacı ve motivasyon yazarı, Hay House’un kurucusu Louise L. Hay’in haritası bulunuyor. Louise L. Hay, çok sayıda “kendine yardım” kitabının yazarıdır.
Ekim’de 91 yaşını dolduracak olan Hay, ilginç bir hayat hikayesine sahip. Önce haritasını ve hikayesini paylaşacağım:
“Hay, Newyork Times gazetesinden Mark Oppenheimer’la Mayıs 2008’de yaptığı ropörtajda, Los Angeles’ta yoksul bir annenin çocuğu olarak doğduğunu ifade ediyor. Anne, ikinci evliliğini Louise’in vahşi üvey babasıyla gerçekleştiriyor. Louise’in ifade ettiğine göre 5 yaşındayken, bir komşunun tecavüzüne uğruyor. 15 yaşında, lise öğrenimini yarıda bırakıyor, hamile kalıyor ve 16 yaşında yeni doğan kızını evlatlık veriyor. Ardından Chicago’ya taşınıyor, düşük ücretli işlerde çalışıyor. 1950’de, tekrar New York’a taşınıyor. Açıklamalarına göre bu noktada ismini değiştiriyor ve modellik kariyerini başlatıyor. Oldukça başarılı bir kariyere sahip oluyor; Bill Blass, Oles Cassini ve Pauline Trigere gibi önemli isimler için çalışıyor. 1954’te, İngiliz iş adamı Andrew Hay’le evleniyor ve 14 yıllık evliliğin ardından başka bir kadın için terk ediliyor.
Hay, bu dönemde, 48. Cadde’deki İlk Dini Bilimler Kilisesi’ni bulduğunu ifade ediyor. “Yeni Düşünce” alanındaki çalışmaları okumaya başlıyor. Bunların başında, “pozitif düşünmenin kişinin materyal dış koşullarını değiştirebileceğini” ifade eden Florence Scovel Shinn geliyor. Dini bilimler alanında bir kurucu olan Ernest Holmes’dan da bedenini iyileştirebilmek için pozitif düşünmeyi öğreniyor.
1970’lerin başında, dini bilimler uygulayıcısı olan Hay, bu yolla insanlara olumlamalar öğretmeye başlıyor. Olumlamaların kişilerin hastalıklarını iyileştirdiğine inanıyor ve popüler bir workshop lideri haline geliyor. Bu röportajda yine Hay, Maharishi Mahesh Yogi’den The Maharishi International University’de aldığı Transandantal Meditasyon derslerinin öneminden söz ediyor.
Hay, 1977 – 1978 yılları arasında, “iyileştirilemez” olarak ifade edilen rahim kanserine yakalanıyor. Hastalığın sebebinin çocukluktaki taciz ve tecavüz deneyimlerini unutamaması ve bunlara duyduğu hınç olduğunu biliyor. Ropörtajda, tıbbi tedaviyi reddettiğini ve affetme terapileri gibi terapilerle, beslenme düzenlemesi, refleksoloji gibi çalışmalara yöneldiğini anlatıyor. Bu tedaviler yoluyla kanserden kurtulduğunu aktaran Hay, bu ifadesini destekleyecek bir doktorun hayatta bulunmadığını da ekliyor.” Mark Oppenheimer, New York Times magazine, May 4, 2008. Accessed May 2008.”
Haritasını incelemeye yükselenden başlarsak, Aslan burcunda bir yükselen görüyoruz: Louise, 30’lu yaşlarında model olarak belirgin bir başarı elde ediyor (Aslan’ın ışıltısı.) Kişisel gelişim alanında pek çok konuşma gerçekleştirdiğini ve fikirlerini tanıtabilecek bir karizmaya sahip olduğunu biliyoruz.
Hay’in güney düğümünün 6. Evde ve Oğlak burcunda olduğuna dikkat çekmek isterim. Kuzey düğüm ise, 12. Evde ve Yengeç’te. Bu Oğlak güney düğümü, Hay’in hayatının erken döneminde, düşünce sistemini geliştirene dek yoğun olarak yaşadığı sağlık sorunlarına ve anksiyete benzeri korku odaklı (Satürn) problemlere işaret ediyor. Birçok olumlaması, “güvenlik” hakkındadır ve bu konu tam da Oğlak güney düğümün kapsamına giriyor.
Louise Hay, kitaplarında, yaşadığı taciz deneyimleri nedeniyle kendi duygusal dengesini bulmak için sıklıkla çabaladığını ve anne – kız ilişkileri bakımından zor zamanlar geçirdiğini ifade eder.
Pluto’yla kavuşmakta olan kuzey düğümü, güçlü bir dönüşüm ihtiyacına işaret ediyor. Pluto ve kuzey düğüm kavuşumu, bilinçaltı ve kolektif bilinç, kitleleri ifade eden 12. Evde yerleşmekteler. Çalışmaları temel olarak “pozitif düşünce”, “olumlamalar”, düşünce eğitimi yoluyla “bilinçaltını dönüştürme” üzerine şekillenmiştir. Bu aslında, onun seminerlerinde ve kitaplarında, herkesin kendine yardım edebileceği bir öğretisidir, pozitif düşünmek ve bunu yaşam boyu süren bir alışkanlığa dönüştürmek.
Çok satan kitabı “Düşünce Gücüyle Tedavi”, ilk bakışta oldukça sıradan görünür. Bununla beraber, kitabın içeriğinde, hayatta kalma ihtiyacıyla ilgili tüm araçların, tıpkı Yengeç’teki kuzey ay düğümün ifade ettiği üzere, kitapta tanımlanmış olduğunu görürüz. Kitaplarında her zaman bu olumlamalarını tekrar eder:
“Her şey yolunda.” “Tamamen güvendeyim.” “Her şey benim hayrıma ilerliyor.”
Bu olumlamalar, onun 12. evle temsil edilen bilinçaltını ve dengelenmesi gereken duygusal durumunu (Yengeç) yeniden yapılandırmıştır.
Kanser hastalığı ve bu hastalığın tüm hayatı dönüştürmesi, 12. evde Yengeç burcundaki Pluto tarafından yansıtılıyor. Kanser olduğunu öğrendiğinde bir kilisede öğretmenlik yapıyordu. Kitaplarında not ettiği üzere, o dönemde, henüz yeni yeni öğretmeye başladığı pozitif düşünceleri tam anlamıyla içselleştirememişti. Öğrencilerin öğrettiklerini alıp dönüştürmeyi başaramadıklarını ve problem yaşamaya devam ettiklerini gözlemliyordu. Hastalıkla birlikte daha derine, bastırdığı duygulara ulaşması gerektiğini fark etti.
Yengeç burcundaki Pluto’nun “kanser” ya da “ailevi problemler” yerine “dönüşüm” biçiminde çalışmaya başlaması bu dönem itibariyle gerçekleşiyor. Bu, aslında duygusal bir transformasyon, Yengeç burcu ve yöneticisi Ay’ın anlattığı gibi Hay’in dişil organlarıyla doğrudan ilgili. Yaşamının bu noktasında Hay, pek çok yaşam koçuyla tanışıyor, duygusal iyileştirme teknikleri öğreniyor. Ünlü ayna çalışması yöntemi ve diğer yöntemleri hayatının bu evresindeki araştırmaları sonucu ortaya çıkıyor. Kendi duygusal durumunu yeniden inşa edebilmek için bir sistem geliştiriyor ve bu onu sonrasında sistemi başkaları için kullanabilir hale getiriyor.
Louise Hay’in Doğum Öncesi Güneş Tutulması
Hay’in doğum öncesi güneş tutulması, Yengeç’in 16. derecesinde, Pluto ile birlikte kuzey düğüm tarafında 8.evde gerçekleşiyor. Sürpriz olmayan bir şekilde, tutulma haritasında da hastalık ve ölümden dönme deneyimini görebiliyoruz. Hayatta kalmak için dönüşmek zorunda olan biri. Oğlak burcundaki Anti – Vertex’in güney düğümle kavuşumu, hayatıyla ilgili Oğlak ve Yengeç kaliteleri arasında bir denge kurması gerekliliğini gösteriyor. Anti – Vertex, “hayata vermemiz beklenen reaksiyon”dur. Burda kişinin, sistemli, sağlıklı bir kontrolcülük halinde kalması ve kendi kaynaklarına yönelmesi bekleniyor. Whole Sign bakıldığında Anti – Vertex 3. evde görünüyor ve Louise’in zihin eğiten sistemine de işaret ediyor.
Diğer taraftan, güney düğüm bu kişideki kontrol ihtiyacının gücünü ve gölge biçimde çalışmasını göstermekte ki kuzey düğüm Yengeç’e gidilebilmesi için bu gölge yanın terk edilmesi gerekir. Kuzey düğüm, Whole Sign’da bakıldığında 9. Evde, bu düşünce sisteminin inançlarla olan ilişkisini ifade ediyor.
Güney düğümün yöneticisi Satürn, Akrep’te ve 12. Evde, şans noktasına yakın durumda. Bu yerleşim, hem kişisel hem de kolektif düzeylerde travmalar ve sınırlamalardan kaynaklanan derin acıyı anlatıyor. Şans noktasının burdaki varlığı, bazı fırsatların da bu alandan doğabileceğine işarettir.
Mars Koç burcunda, 5. evde ve tutulma ile kare açı halinde, bir tür savaşı, muhtemelen özsevgi ve kişisel gelişim (5. Evdeki Koç) konularında bir mücadeleyi anlatıyor. Halihazırda, kitaplarında özsevgi konusuna sıkça değinmektedir.
Uranüs 4. Evde, kişinin köklerinden, memleketten ayrılmasıyla ilgili deneyimleri ifade ediyor ve Yengeç sembolizmasıyla benzerlik taşıyor. Kova burcundaki Jüpiter, Hay’in öğretme yeteneklerinin ve yenilikçi fikirlerinin geniş grupları etkilemesini sembolize etmekte.
Retro tutulma Satürn’ü 12. Evde, Hay’in duygusal anlamda hapis kalmasını ve sağlıklı bir yaşam sistemi kurmakta zorluk yaşamasının ruhsal katmandaki varlığını gösteriyor. Bu Satürn natal haritada direkte dönmekte ve, hem hayatını hem duygusal sistemini kurmasına yardım etmekte. Tutulma Satürn’ü, aynı zamanda bir geçmiş yaşam borcu / geçmişten gelen borç biçiminde algılanabilir ve bu borç kolektif için bir sistem inşa edilmesini talep ediyor. Kişi burda retroyu, yetersizlik, kesinti biçiminde ruhunda hisseder.
Direkt tutulma Mars’ı, Koç’ta, 5. Evde, natal haritada retro hale ve Boğa burcuna geçiyor. Bu göstergeye göre ruh, kendini sevme, kendi ihtiyaçlarıyla ilgilenme konularıyla ilgili (5. Evdeki Mars Koç) bir tür itilim ve kolaylaştıran motivasyona sahip ancak fiziksel planda, kişi için bedenle rahat olmak ve bedeni sevmek bir işkenceye dönüşmekte. (Mars Boğa’da). Burdaki zorlanmanın ruhtaki kapasiteyi aktif etmesi söz konusu.
Louise Hay Natal Haritası (İçte) ve Doğum Öncesi Güneş Tutulması (Dışta)
Önceki açıklamalara ek olarak, haritanın tepe noktasında Kiron’un yerleştiğini görmekteyiz. Kiron, burda acının maksimumda yaşanmasını ve kişinin bir profesyon olarak acıyı kullanmasını, bir şifacı olarak tanınmasını görmekteyiz (MC). Tutulma haritasının amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştiremediğine bir bakalım şimdi:
“1976’da, Hay, ilk kitabı olan Heal Your Body’yi kaleme alıyor. Bu kitap hastalıkların muhtemel nedenlerine listeleme içeren bir temel kitaptır. 1984’te bu kitap genişleyerek You Can Heal Your Life kitabına dönüşüyor. 2008 Şubat’ında, hala Newyork Times gazetesinin çok satanlar listesinde ikinci sırada yer almaktaydı.”
Aynı dönemde Hay, AIDS hastalığına sahip kişilerden oluşan bir gruba destek vermeye başlıyor. Hay’in “Hay Rides” dediği bu toplantılar, birkaç kişilik küçük bir grup çalışmasından yüzlerce kişilik West Hollywood salonunu dolduran bir organizasyona dönüşüyor. AIDSli hastalarla çalışması ona ün kazandırıyor ve Mart 1988 yılında aynı haftada “The Oprah Winfrey Show”, “Donahue” gibi ünlü TV programlarına davet ediliyor. Bunu takiben You Can Heal Your Life kitabı çok satanlar listesinin bir numarasına yerleşiyor. 50 milyon kopyadan fazla ve 30 dilin üzerinde olmak üzere dünyanın her yerinde kitapları satılmaktadır.
Görüldüğü üzere Güneş Tutulması haritası, natal haritayla bağlantılı olarak, “hayatın temel dersi” üzerine bir özet sunuyor. Bir kişi, eğer bu dersleri geçebilirse, pozitif sonuçlar ve fırsatlar uyanmaktadır. Louise Hay, şu an pek çok kitabı yayımlanmış biri ve şifa alanında inşa ettiği kariyerine bağlı olarak yayıncı ve yazarlık meslekleriyle birlikte hayatının son 50 yılı sağlık ve zenginlik halinde geçmiştir. Yengeç aynı zamanda aile demektir. Hay House isimli şirketi, bugün dünyanın her yerinde tanınan pek çok kişisel gelişim yazarını ve spiritüel öğretmenleri yetiştirip destekleyen büyük bir ailedir. Bunların arasında Wayne Dyer, Doreen Virtue başta gelmekte. Hay House’daki insanlar seminerler vermek ve kitaplar yazmak yoluyla Hay’in öğretilerini sürdürmektedirler. Temel odakları “özsevgi”, “herkesi sevmek” gibi Yengeç’teki duygusal açığı hedeflemektedir.
Bu makaleyi Louise L. Hay’ ithaf etmek istiyorum çünkü o aynı zamanda benim de hayatımın önemli dönüm noktalarında hayatımı dönüştüren biridir. Onun 12. Evde, Yengeç burcundaki Kuzey Düğümü, pek çok insan için muazzam bir anne figürü, şefkat figürü olduğunu ifade ediyor. Bu nedenlerle haritasının, kendi misyonlarımızı anlamamız için ilham verici olduğunu düşünüyorum.
Sevgi ve ışıkla.
Kaynakça
Ruhsal Astroloji, Jan Spiller
Düşünce Gücüyle Tedavi, Louise L. Hay
Ruhun Yolculuğu, Hakan Kırkoğlu
Your Prenatal Eclipse, Rose Lineman

About Louise


http://www.fampeople.com/cat-louise-hay
Bu makalenin İngilizce orijinali ilk olarak OPA magazini The Career Astrologer Haziran 2017 sayısında yayımlanmıştır.
www.opaastrology.org

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.