Şeker uyuşturucudur.

Yıllar önce şişkinlikten muzdaripken tavsiye üzerine besin intolerans testi yaptırmıştım. İki ay boyunca yasak olan tüm süt ürünleri, pirinç, baklagiller, şeker, beyaz un ihtiva eden hiçbir şeyi ağzıma koymadım. Bir süre sonra enerjim o kadar yükseldi ki, sabahları yataktan neredeyse parendeler atacak kadar fit olarak kalkıyordum.

Sonra sıkıldım tabii bu yöntemden. Eskisi gibi beslenmeye başladım. Bir bırakınca ipin ucunu öyle bir kaçıyor, öyle bir kaçıyor ki, tutamıyorsun. Benim de enerjim düşmeye başladı, sabahları kolum kalkmamaya başladı. Aradaki farkı o zaman çok net olarak anladım.seker

Geçenlerde bir yazı okudum. Amerikalı bir aile bütün bir yılı şekersiz geçirmişti, ayda bir ödül olarak kendilerine tatlı bir şeyler alıyorlardı, sonra o tatlıdan da zevk almamaya başlamışlardı. Bunu Facebook sayfamda paylaşınca, bir arkadaşım etkinlik düzenlemeyi önerdi.

Bu etkinlikle birlikte şekeri bıraktık. Yine enerjim artmaya başladı. Yine aradaki farkı hissetmeye başladım. Ve aslında o enerji düşüklüğünün, kolumu kaldıramamanın uyuşmaktan öte bir şey olmadığını anladım.

Şekerin bu yüzyılın asıl uyuşturucusu olduğunu kabul etmek gerek. O yüzden her mutsuzluğumuzda tatlıya sarılmıyor muyuz? Acının karşılığı olarak tatlıyı kullanıyoruz, ama o tatlının acıyı bastırmak için kullanıldığını farketmiyoruz.

Şimdilik şekersiz hayat, oh ne rahat diyorum ve bundan sonra böyle olmasına niyet ediyorum.

Yazıda sözü geçen Amerikalı ailenin şeker deneyimi:

http://www.medunya.com/genel/sekersiz-bir-yil-bir-ailenin-buyuk-macerasi

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.