Parayı sevmek gerek.

Bu yazı Facebook’tan alındı. Herkes okusun ve kayıtlarda kalsın. Herkese şifa olsun, çevirene, yayınlayana çok teşekkürler.

SİZE BOLLUK BEREKET VAAT EDEN, UZAKTAN ENERJİ GÖNDEREREK SİZİN BEREKET KANALINIZI AÇACAĞINI (!) SÖYLEYENLERE İNANMAYIN, BU TARZ PARA TUZAKLARINA YAKALANMAYIN !
HER ZAMAN SÖYLEDİĞİMİZ GİBİ, BOLLUK BEREKET YARADANIN KAYNAĞINDA SONSUZ . YETER Kİ ESKİ İNANÇLARINIZI BIRAKIN VE SEVGİYLE KENDİNİZE ÇEKİN…
AŞAĞIDAKİ YAZI BAŞ MELEK CEBRAİL TARAFINDAN KANALLIKLA AKTARILAN OKUDUĞUM EN MUHTEŞEM YAZI DİYEBİLİRİM..
LÜTFEN OKUYUN..
DAHA DA ÖNEMLİSİ..
LÜTFEN UYGULAYIN..
ALEVCE

BAŞMELEK CEBRAİL MESAJI:
PARASAL BOLLUĞU KUCAKLAYIN(Embracing Monetary Abundance)
31 Mayıs 2014
Shelley Young Aracılığıyla
Selamlar Sevgililer,
Bugün huzurunuzda olmaktan, ne kadar mutlu ve onurluyuz. Grup enerjisini demirlemek adına geldiğiniz için, hepinize saygılarımızı sunuyoruz. Ve tabii ki “grup” dediğimizde, sadece şu an bu odada bulunanlardan bahsetmiyoruz. Bu mesajı, daha sonra internet aracılığı ile okuyacak olanlardan da bahsediyoruz. Sizlere bu mesajı vermekten çok mutluyuz.
Birçoğunuzun, maddi sorunlarla boğuştuğunu görüyoruz. Çoğunuz; “Bana verdiğiniz ödevleri yaptım, niyet ettim ve niyetimi Evrene gönderdim, kitaplar okudum, hayalimde canlandırdım. Peki ya, hani Para?” diye hayıflanıyorsunuz. Hayal kırıklığınızı anlıyoruz.
Sizin de bildiğiniz gibi bu yükseliş süreci, gerçek gücünüze ulaşmanızla ilgilidir. Bu zamanda, insanlığın gücünü gösteren tek bir şey varsa, o da paradır.
Yaşamlarınızda bilmeniz gereken tek şey şudur; Gerçek gücünüzü tamamen ele geçiremediğiniz her yaşam alanı, üzerinde çalışmayı gerektiren bir alan olarak karşınıza çıkacaktır. Bu süre, problemli olacaktır. Sanki size, ‘bir türlü geçmek bilmiyormuş’ gibi gelecektir. Ve gerçekten de geçmeyecektir. Çünkü sizi, bolluk ve refah içinde bir yaşama götüren yollarda, blokajlar vardır.
Kolay elde edilen, bolluk ve bereket dolu, rahat bir yaşam! Bu kulağınıza hoş gelmiyor mu?
Evet, bu mesajımızın ve aşağıda vereceğimiz meditasyonun amacı, blokajlarınızın ötesine geçmenizi sağlamaktır. Ayrıca bu konuda, sizinle paylaşmak istediğimiz birkaç nokta daha var.
Kendi kendinize şu cümleyi söyleyin; “Ben parayı seviyorum!” Bunu söylediğinizde, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Bu size, yanlış bir şeymiş gibi mi geliyor? Kötü mü hissettiriyor? Bencilce mi geliyor? Yoksa ruhani bir düşünce değil mi?
Çoğunuza, paranın kötü bir şey olduğu öğretildi. Sizler, Birlik bilincine doğru ilerliyorsunuz. Her şeyi yadsıyarak, Birlik bilincine ulaşmanın çok zor olacağını, anlamalısınız.
Evet, Para insanlar tarafından oluşturulmuş bir sistemdir. Ancak paranın icat edilmesi, (ilahi) Kaynaktan gelen ilhamla olmuştur. İnsanların hayatlarında, daha fazla seçeneğe sahip olmalarını sağlamak için, bir araç olarak yaratılmıştır. Evrenin size daha iyi hizmet etmesi için düşünülmüş, bir yöntemdir.
Köyün ya da kabilenin şifacısına, bir tavuk ile ödeme yapmak yerine, parayla ödediniz. Böylece o da bu parayı, her neye ihtiyacı varsa onunla takas edebildi (ödedi). Bunun öncesinde, daha fazla tavuğa ihtiyacı olmayan şifacı, belki insanları geri çeviriyordu. Bundan dolayı para, insanların kendileri için en uygun bir şeyle takas edebildikleri, evrensel olarak kabul görmüş bir sistem haline geldi. Bu o kadar kötü bir şey değil, öyle değil mi?
Paranın ortaya çıkması, çok da güzel şeylere vesile olmuştur. Enerji alış verişinde ve başkalarını destekleme konusunda, geçerli bir araç haline gelmiştir. Saygı duyulan ve teşekkür edilen biri olarak kabul görmenizi sağlamış, birçok konuda yardımcı olmuş ve milyonlarca insanı, sayısız şekilde desteklemiştir.
Tabii ki paranın kötü amaçlı kullanıldığı durumların da olduğunu biliyoruz. Toplumlarınız geliştikçe, para da her şeyden daha değerli olmaya başladı. Bunun sonucunda da para, EGO, hırs, bencillik, ayrımcılık ve kötü rekabet gibi düşük titreşimli duygularla birlikte anılır oldu.
Böylece çoğunuz, “Parayı sevdiğimi söylemek istemiyorum. Çünkü yukarıdaki sıfatlara sahipmişim gibi algılanmak istemiyorum” diye düşünüyorsunuz. Ancak, kendinize karşı gerçekten dürüst iseniz, parayı ve paranın size sağladığı konforu sevdiğinizi, kabul edersiniz. İhtiyaçlarınızı karşılamak için yeterli paranızın olması, elbet çok hoşunuza gider.
Cüzdanınızda, cebinizde, kesenizde ya da banka hesabınızda, her ihtiyacınızı karşılayacak kadar paranızın olduğunu bilmek, harika bir duygudur. Bu durum size, paylaşabilmeyi, kendinizi ifade etmeyi, mutlu olmayı, beslenmeyi, kendinize bakmayı, ilaç alabilmeyi, çocuklarınızın giyim ve eğitim masraflarını karşılamayı sağlar.
Hiç dikkat ettiniz mi? Tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacak kadar paranız olduğu zaman, nasıl da VARolmanın harika huzur duygusuna geçiyorsunuz. Sevgililer, bunun nedeni; Bir şeye yeterince sahip olmak, Varlığınızın doğal halidir de, ondan! Bolluk, Varlığınızın doğal halidir! Olması gerekenden daha azına sahip olmanız, yani doğuştan gelen ilahi bolluk hakkınızın kısıtlanmış olması, çok kötü bir duygudur.
Hepiniz, (ilahi) Kaynağın bir parçasısınız ve Kaynak her şeyi içinde barındırır. Anlamanız gereken en önemli şey; Kendinizi inkâr etmek, Kaynağın bir suretini inkâr etmektir.
Konforunuz için paralı olmayı sevmek, yanlış bir şey değildir. Seyahat etmek, değerli Gezegeninizin değişik bölgelerini deneyimlemek, öğrenmek, iyileşmek, gelişmek, olgunlaşmak, kısacası kendinize zaman ayırabilmeniz için gereken parayı istemenizde, yanlış bir şey yoktur. Bunların hiçbiri, yanlış değildir, Sevgililer! Lütfen parayı, “yanlış” kelimesi ile bağdaştırmayı bırakın! Zira bu sizin bir numaralı blokajınızdır.
Bazı insanlar, Gezegeninizde birçok şeyi çarpıttılar. Ve siz de bunların büyük bir çoğunluğundan, kendinizi tamamen uzak tutamadınız. Ancak sizler aynı şeyleri, gerçekte kim olduğunuzu yansıtan bir tarzda, yani dikkatli ve yerinde kullandınız. Evet, bazıları para kullanım şeklini iyice çarpıttı ama sizler böyle değilsiniz.
Para’nın kendisi kötü değildir. Dolayısıyla parayı sevebilmeniz için, kendinize izin verin. Böylece parasal bolluğun size doğru akmasını sağlayan bir alana, otomatikman geçiş yaptığınızı göreceksiniz.
İçinizden, “Paradan nefret ediyorum” diye düşünürseniz, bolluk içinde yaşayamazsınız. Bu kesinlikle olmayacaktır.
Basit bir şekilde ifade etmek gerekirse; Sevgi, büyük bir amplifikatördür (Yükselteçtir). Sizler, neyi seviyorsanız, ondan daha çok alırsınız. Neyi seviyorsanız, onun üzerine eklersiniz (arttırırsınız). Neyi seviyorsanız, onu kucaklarsınız. Neyi seviyorsanız, onu yüceltir, sayar ve kabul edersiniz. Gördüğünüz gibi, para ile olan ilişkinizi değiştirmenizin zamanı geldi. Sorun değil! Hiç sorun değil!
Ruhsal topluluklar içinde bazıları, çoğu kişinin bolluğu ve bereketi, çekim gücü yasasıyla elde ettikleri fikrini benimsemiştir. Birçok spiritüel kanalımız da sizleri, yıldızları hedef almanız, büyük düşünmeniz konusunda cesaretlendirmiştir. Böylece bazıları kendilerini, çok büyük bolluk içinde yaşama fikrine, kolayca kaptırmıştır. Hatta sizin niyet ederek oluşturmak istediğiniz paranın miktarı konusunda, sizi düzeltme eylemine bile girmişlerdir.
Örneğin siz belki; “Ben 10.000,-TL için niyet etmek istiyorum” dediniz. Sadece bir şey söylemiş olmak için konuşan birisi; “Neden 10.000,-TL?” “Neden 10.000.000,- TL değil?” Belki o kişi bunu, iyi niyetle söylemiştir. Ama sizin içinize sinen miktar konusunda, sizi yanıltmasına izin vermeyin. Konuştuğunuz kişi için, 10.000.000,- TL gayet uygun bir miktar olabilir. Ancak On milyon TL, sizin inanabileceğiniz bir meblağ olmayabilir. Sizin niyetiniz son derece kişiseldir! Hangi miktarın sizin için en uygun olacağı ve içinize sineceği konusunda bir uzman gibi düşünebilmeniz için, kendinize izin verin.
Şayet niyet ederek oluşturmaya çalıştığınız bir şeyi elde edeceğinize inanmıyorsanız, çok fazla ilerleyemezsiniz, Sevgililer! Oluşturmak istediğiniz şeyin size gelmesi için, dilediğiniz şeyin enerjisiyle, sizin inanç enerjinizin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Eğer bir şeyi kolayca oluşturmak istiyorsanız, ufak şeylerle başlamanızı öneririz. Sizin içinize rahatlıkla sinebilen, ufak miktarlarla başlayın. Örneğin 5,- , 50,- veya 500,- TL ile başlayın. Hangisi size daha uygunsa…
Bir meblağı rahatlıkla oluşturduğunuzu anladığınız zaman, miktarı biraz daha yükseltirsiniz. Ya da belki de aynı miktarı, dilediğiniz sıklıkta oluşturabildiğinizi, büyük bir sevinçle fark edersiniz. Maddi bolluk konusunda arzuladığınız akışın (Evren tarafından) kabul edilmesi için, hangi refah seviyesinin sizin için en uygun olduğunu, tespit etmek zorundasınız. Gayet mantıklı, öyle değil mi? İçinizden, yapmaya çekindiğiniz bir şeyi, yaratamazsınız. Ayrıca, yapabileceğinize inanmadığınız bir şeyi de yaratamazsınız.
Şayet bolluk konusunda, olası içsel sınırlarınızı gerçekten aşmak istiyorsanız, bolluk ve bereket kapınızı açık tutmayı dileyin ve Evrenin, sizin için en uygun olan meblağı size sağlamasına izin verin. Sizin neye, ne kadar layık olduğunuz konusunda Evrenin görüşünün, ne kadar üst seviyelerde olduğuna, şaşırıp kalırsınız! Teslimiyet duygusu içinde akışta kalmak, en yüksek hayrınıza olacak şekilde, sınırlarınızın ötesine geçmenizi sağlayacaktır.
Birçoğunuz, aniden para sahibi olursanız, elde ettiğiniz ruhsal gelişiminizi yitireceğinizi sanıyorsunuz. Maddi bolluğa kavuştuğunuz zaman, tüm ruhsal gelişiminizi ve öğretileri unutacağınızdan ve kafa üstü, EGO’nun tuzağına düşeceğinizden korkuyorsunuz. Sevgililer, bu kesinlikle böyle olmayacaktır! Çünkü sizin için önemli olan bir şeyi unuttuğunuzda, kendinizi anında çok rahatsız hissediyorsunuz. Bundan dolayı, unutma fikrini aklınızdan çıkarın.
Aslında maddi bolluğunuz sayesinde, Bütünün en yüksek hayrına hizmet etmişseniz, paranız olduğundan dolayı, öğrenmek, olgunlaşmak ve gelişmek için, ruhsal eğitiminize daha fazla zaman ayırabilmişseniz? O zaman ne diyeceksiniz? Yine de, ruhsal gelişiminizin zarar görebileceğini düşünür müsünüz?
Çoğunuzun, bir şeylere “layık olma” sorunu var. Birçoğunuz, “kabul etme” konusunda zorluk çekiyorsunuz. Sizler, yapmış olduğunuz hizmet sözleşmelerinizden dolayı buradasınız (Dünya’da). Hizmet sözleşmeleri olan insanlar, “verme” konusunda çok çok iyilerdir ama “alma” konusunda, o kadar iyi değillerdir. Şayet size birileri bir şey vermek istiyorsa ve siz; “Yok, yok, ben almayayım. Gerek yok, sende kalsın. Ben gayet iyiyim. Benim ihtiyacım yok. Kesinlikle bunu alamam…” gibi, bu ve buna benzer sözler söylüyorsanız, Evrenin size getirmeye çalıştığı birçok hediyeyi ve hazineleri kabul etmiyorsunuz demektir.
Bu tür tepkilerinize dikkat edin. Bu tür davranışlar, içsel dengenizin dışına çıktığınızın ve kendinizi bolluğun akışından hariç tuttuğunuzun, kesin bir göstergesidir. Kabul edeceğinize dair Evrene taahhütte bulunun ve size sunduğu nimetleri ve zenginlikleri kabul edin. Yeni bir Olumlamayla; “Evrenin bana getirebileceği tüm harika şeyleri, kabul ediyorum” deyin.
Çoğunuz, “paralı olmak nasıl bir şey” diye düşünüyor ve endişeleniyorsunuz. Paranız olduğunda, sanki tamamen EGO’dan ibaret olacağınızdan korkuyorsunuz. Belki paralı olmanın, kötü veya istenmeyen bir görüntü sergilediği fikrini benimsemişsinizdir. Belki de paralı ya da zengin olan insanlara karşı, bir önyargınız vardır. Belki onların, güzel özelliklere sahip olmadıklarını düşünüyor ve insanların da sizi bu şekilde görmelerini istemiyorsunuzdur.
Sevgililer, artık eski EGO tabanlı bolluk şablonu, Yeni enerjiler tarafından desteklenmiyor. Şu anda desteklenen şeyler; Gerçeklik, şeffaflık, özgünlük ve bütünlüktür. Böylece sahip olduğunuz bolluğu, sanki sizin iyi bir insan olmadığınızın göstergesi gibi algılamak yerine, neden yeni bir düşünce tarzını benimsemiyorsunuz? Şu andan itibaren parasal bolluğunuzun, sizin ne kadar iyi bir kişi olduğunuzu yansıtmasını sağlayın.
Şayet ihtiyacınızdan fazlasına sahipseniz, bağış yapabilirsiniz. Birileriyle paylaşabilirsiniz. Başka insanların daha rahat yaşamalarına yardımcı olabilirsiniz. Tabii kişilerin buna memnun olacağını hissettiğiniz takdirde… Kalbinizin dinleyin. Onun isteklerini ve niyetlerini izleyin!
Eğer bolluk ve bereket dolu olan Evrenin bir üyesi olduğunuzu kabul etmezseniz, akışın bir parçası da olamazsınız! Refah içinde olmamanızın nedeni, budur. Bundan dolayı şu anda bu salonda bulunuyorsunuz ve bu mesajı dinliyorsunuz, ya da okuyorsunuz. Aydınlanma sürecinde olan insan varlıkları, bir şeyleri yadsıdıklarında, kendilerini iyi hissetmezler. Dolayısıyla, kabul edin! Sadece kabul edin! Her gün bu Evrene, “Bana getireceğin tüm hayırlı şeyleri kabul ediyorum” deyin ve akışa adım atın. Sonra da, mucizeleri seyredin!
Parasal bolluk ve bereket içinde, rahatınıza bakın. Sizler kötü değilsiniz. Sizler, bencil değilsiniz. Sizler ruhsal olmayan biri değilsiniz. Bunların hiç birisi değilsiniz! Bu eski inanç sistemini bırakın! Bu sistem artık geçerli değil!
“Ben” diye başlayacağınız ifadelerinizde, çok dikkatli olun. Şayet uzunca bir süre yokluğu deneyimlemişseniz, oluşturmak istediğiniz şeylerle bağdaşmayacak ifadeleri de, benimsemiş olabilirsiniz. “Ben” sözcüğü, inanılmaz derecede güçlüdür. “Ben beş parasızım” diyerek ortalıkta dolaşmayın. Tabii şayet yokluğu daha uzun bir süre deneyimlemek istiyorsanız, böyle konuşmaya devam edin. Zira “Ben” sözcüğü, kendinizi tanımlama ifadesidir. Ve sizler çok güçlüsünüz. (Kendimizi nasıl tanımlarsak, ona dönüşüyoruz).
Bazı insanlar, şöyle diyeceklerdir; “Peki, Sevgili Gabriel (Cebrail), (diyelim ki, hiç kimseye paramın olmadığını söylemedim) ya birisi bana, ödemeyi göze alamayacağım bir şeyi almam veya yapmam için ısrar ederse? Param olmadığını, ona nasıl söyleyebilirim? Param yok demeden, bunu dürüstçe ne şekilde anlatabilirim?”
Şunu söyleyebilirsiniz; “Üzgünüm, şu anda Evrenin akışı beni o seviyeye götürmüyor. Benim en yüksek hayrıma olacağı gün, akışın beni oraya götüreceğinden eminim. Aslında çok heyecanlıyım, çünkü etrafımda bazı şeylerin benim lehime değiştiğini hissediyorum. O gün geldiğinde seve seve senin önerine katılırım”. Bu çok dürüst bir yanıt olmaz mı? Bu sözler daha “akışkal” değil mi? Ayrıca blokajlarınızı güçlendirmekten çok daha yoksun bir yanıt, öyle değil mi?
Sizler güçlü birer yaratıcısınız. Yükselen bir Gezegende, insansı Işık Varlıklarısınız. Ve hiç kimse önünüze geçerek sizi yerinizden edip, hakkınız olan bolluğa ve berekete sahip olamaz. Mutluluk ve neşe içinde yaşayın. Hayatınızı bütünüyle yaşayın. Refah içinde yaşayın. Yoksulluk, enerjisel olarak evrimleştirmek zorunda olduğunuz, eski bir varoluş şeklidir. Yeni gerçekliğinizin, bu doğrultuda olmasına izin verin. Bizim de bugün sizinle paylaşmak istediğimiz konu, budur.
Meditasyon
“Şimdi sizi, ufak bir meditasyona davet ediyoruz. Evrenin sunduğu bütün zenginliklere, yukarıdan baktığınızı hayal edin. Orada her şey var. Sevgi, huzur, para, sağlık, neşe, eğlence… Ve bunların hepsinin, Evrenden aşağı doğru uzanan bir tür enerjik huni, bir tür boru, ya da bir tüp vasıtasıyla aşağı aktığını düşünün. Siz bu akışın neresinde duruyorsunuz?
Bizi size, sizin için en uygun miktar hangisi ise, o miktar kadar bolluğu tutabileceğiniz seviyede durmanızı tavsiye ediyoruz. Ruhunuzun, Varlığınızın, o anda o seviyede olmaktan dolayı ne kadar heyecanlı olduğunu hissedin. Kalbinizi açın! Ve iç sesinizle, şu sihirli sözleri söyleyin; “Ben (bolluğu ve bereketi) kabul ediyorum” Sonra, içinizdeki enerji değişikliğini hissedin.
İstediğiniz her şeyin, hazır olarak size doğru akışını izleyin. Sizin gerçekliğinizin bir parçası olmak üzere aşağı akıyorlar, üzerinize yağmur gibi yağıyorlar. Bu durumun sizi ne kadar mutlu hissettirdiğini, algılayın. Ne kadar heyecanlı olduğunuzu, bolluğun ve bereketin size akmasının ne kadar doğal ve ne kadar rahatlatıcı olduğunu duyumsayın.
Onların, sizin hakkınız olduğunu hissedin. Sanki onlara şimdiden sahipmişsiniz gibi mutlu olun. Bu ‘bolluk ve bereket selinin’ size doğru akışını ve içinizi doldurduğunu izlerken, belki siyah küçük toplar gibi bir şeyler de görebilirsiniz. Belki onları ufak siyah parçalar halinde, belki katran damlaları gibi, ya da sadece karanlık noktalar olarak görebilirsiniz. Hepsi tek tek sizden ayrılıyor ve Işığın içinde dağılıyorlar. Sizden kopan ve sizi terk eden tüm bu parçalar, sizi bloke eden ve bolluk seviyesi ile hizalanmanızı engelleyen, eski enerjilerdir.
Tüm korkularınızın, sizi terk ettiklerini izleyin. Yeterince bir şeylere sahip olamama korkusu, yoksulluk korkusu, yeterince iyi olamama korkusu gibi korkuların, artık sizin için geçerli olmadıklarını kabul edin. Artık tüm gerçeği biliyorsunuz. Her ihtiyacınızın karşılanacağını bilmenin, size verdiği rahatlığı hissediyorsunuz. Sizin tek yapmanız gereken şey, kendi yolunuzdan çekilmek ve kendi kendinize engel olmamak.
İç sesinizle, bolluk ve bereket Meleklerinizi ya da Rehberlerinizi, kendilerini size göstermeleri için çağırın. Onların gerçekten var olduklarına şaşırdınız mı? Onlarla daha önce çalıştınız mı? Hak ettiğiniz şekilde yaşamanız için size yardımcı olan rehberlerinizle aranızdaki ilişkiyi güçlendireceğinize dair söz verin.
Size yardım etmeleri için onları çağırın. Meditasyondan çıktıktan sonra bile, bu konuyla ilgili tüm blokajlarınızı çözmeye devam etmeniz için, onlardan yardım isteyin. Şu an içinde bulunduğunuz bu inanılmaz güçlü hizalanmayı hatırlamanıza yardımcı olması için, Rehberlerinizden kısa bir Olumlama cümlesi vermelerini rica edin.
Bu mesajı dinleyen ve okuyan herkese, Sevgi gönderin ve onların da bolluk, refah ve neşe içinde, hiçbir kısıtlama olmadan yaşamaları için, dua edin. Nasıl bir hayaliniz var ise, o şekilde yaşamak için teslimiyet duygusu içinde olacağınıza ve en hayırlı niyetlerinizle akışta kalacağınıza dair, söz verin.
Sonra Rehberlerinize teşekkür edin. Bu mesajı ileten Ruhsal Varlıklara teşekkür edin. Ve yavaşça gözlerinizi açarak, normal bilincinize geri dönün. Her şekilde çok sevildiğinizi ve sayıldığınızı bilin.” Bizler,sizinle bir arada olmaktan mutlu olduk. Bugünlük sizinle paylaşmak istediklerimiz bu kadar. Burada bulunmak, bizim için büyük bir zevkti…
Çeviri:Mor Alev

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.