Para sadece enerji transferidir.

Bugün dikkatinizi para konusuna çekmek istiyoruz.Para hakkındaki temel inançlar: ‘’Para kötüdür’’ , ‘’Zenginliğe sahip olmak açgözlü olduğunuz anlamına gelir’’ , ‘’Para ile spiritüellik uyuşmaz’’ , ‘’Parası olanlar bunu başkalarını aldatarak edinirler’’ , ‘’Para için çok çalışmak zorundasınız ‘’, ‘’ Hiçbir zaman yeteri kadar para yoktur ‘’ .Bunlar sıkça gördüğümüz inançlardan sadece bir kaçı.Para fikri etrafında bir çok yanlış kanı söz konusudur,niyetimiz bu kısıtlayıcı inançları ‘’ dağılması’’ ümidiyle kendi görüşlerimizi paylaşmaktır.

Şunu bilin ki biz parayı ‘’iyi’’ ya da ‘’kötü ‘’ olarak görmüyoruz,para daha ziyade realitenizdeki her şey gibi nötrdür.Realitenizdeki her hangi bir şey üzerine değer koyan sadece algılayıcıdır.Paranın gerçekten ne olduğunu çoğu insan yanlış anlıyor ; bir enerji değiş tokuşu. O bir hizmetin başka biriyle değişimidir.Para,dünyanızdaki diğer bolluk formlarına eşit geçerli bir değiş tokuş biçimidir.

Bu realitenin,ruhunuzun muazzam ölçüde büyüme deneyimlemesine yardım edecek benzersiz bir bakış açısı edinmesini sağlayan bir ilizyon olduğunu unutmayın.Deneyimlemek istediğiniz her şeyi özgür irade aracılığıyla seçme yeteneği hepinizde var.Her ne kadar verdiğiniz her kararda ruh büyüme deneyimlese de , yokluk içinde yaşamak zorunda değilsiniz,zenginlikle dolu bir yaşamdan da çok şey elde edilebilir.Bulunduğunuz evrende sonsuz zenginlik vardır,çoğuna ya da azına sahip olmayı seçebilirsiniz,hiç fark etmez.

Dünyanızda hala yokluk içinde yaşamanın,maddi dünyanın bolluğu içinde yaşamaktan daha spiritüel olduğunu düşünen bir çok insan var.Biz buna gülüyoruz,unutmayın ki siz fiziksel enkarnasyon yaşamayı seçen ilahi bir varlıksınız ve ilahi bir varlık olarak her zaman sonsuz bollukla iç içe olacaksınız.Sıklıkla yanlış anlaşılma olduğunu gördüğümüz bir inanç , maddi zenginliğin bir şekilde spiritüel gelişimi azaltacağıdır.Fiziksel realitenize bolluk çekmek sizi, bolluğu engellemeyi ve yokluğu deneyimlemeyi seçen birinden ‘’daha az spiritüel’’ yapmaz.Spiritüellik kazanacağınız ya da kaybedeceğiniz bir şey değildir,o olduğunuz şeydir.Her ne kadar bir an için tanrısallığınızı unutmuş olsanız da , spiritüelliğiniz ebedidir.Kendini maddi zenginlikten mahrum etmenin zenginlik deneyimlemeden daha spiritüel olduğunu söylemek , hastalık deneyimlemenin sağlık içinde yaşamaktan daha spiritüel olduğunu söylemek gibidir.Bu ifade bazılarına çok garip gelebilir,yine de bazıları hala maddi bolluğun kendi ilahi hakları olduğu inancıyla bütünleşmeyi oldukça zor görüyor.

Parayı diğer bolluk şekillerinden daha az spiritüel görmek sadece size akan bolluk akışını engeller.Eğer yokluk içinde yaşamayı arzuluyorsanız bu konuda tabi ki sizi cesaretlendiririz ve eğer zenginlik içinde yaşamayı dilerseniz bunu yaratmak için sizi yine cesaretlendiririz.Hiç bir seçimi hata olarak görmüyoruz,her ikisi de ruhsal gelişime hizmet eder.Ama spiritüel yaşamınızı garantiye almak için kendinizi zenginlikten mahrum edip yokluk içinde yaşamak gerektiğini hissetmenizi istemiyoruz.Sizler yaratıcı varlıklarsınız,deneyimlemeyi arzu ettiğiniz her şeyi yaratmakta özgürsünüz

Kafa karışıklığı olduğunu gördüğümüz bir başka nokta ise , bir yaratıcı olarak fiziksel yaşamdaki konforu arttırmak için maddi bolluğu çekmekle, kendi değerini tanımlamak için maddi bolluk aramak arasındaki farkı çözümlemektir.Kendi değerinin maddi servetle tanımlanmasına izin verenler sahip olduklarından fazla keyif alamayan insanlardır.Nedeni ise,sizler spiritüel varlıklarsınız,yarattığınız fiziksel servetle tanımlanamazsınız.İşte bu yüzden ”Para mutluluğu satın alamaz” deniyor ve gerçekten de alamaz.Bazıları içindeki duygusal boşluğu daha fazla ”şey” elde ederek doldurmaya çalışır,içlerinde yanan mutluluk,neşe ve huzur ateşini hiç bir zaman bunlarla tatmin edemeyeceklerinin farkına varmazlar.Bu daha çok susuzluğu gidermek için sürekli yemek yemeye benzer.Sürekli yemek yiyerek susuzluğunuzu gideremezsiniz,bu sizi tok yapabilir fakat su ihtiyacınız halen devam eder;tıpkı maddi servetin ruhunuzun sevgi,neşe ve huzura olan açlığını dindiremeyeceği gibi.

Fiziksel bir realitede yaşıyorsunuz,elbette kapasiteniz dahilinde fiziksel bolluk yaratmak iyidir.Her ne kadar para biriktirmek maddi servetinize katkı yapsa da,bu içinizde hissettiğiniz boşluğu dolduramaz çünkü siz onu kendi dışınızdaki objelerle doldurmaya çalışıyorsunuz,neşe içten gelir.Mutluluğunuzu hiç bir dış koşul yaratmaz.Önce varlığınızı içinizdeki neşeyle doldurmalısınız, sonrasında ”dışsal”deneyimlerle gelen neşeyi hissedebilirsiniz.Çoğu ”paranın yokluğu bana mutsuzluk getiriyor” diye cevap veriyor , biz buna şu şekilde cevap veriyoruz size yokluğu getiren mutsuzluğunuz.

Şunu bilin ki biz aşırı zenginlik çekmeyi ”iyi” ya da ”kötü” olarak görmüyoruz,her ne kadar sahip olduğunuzdan daha fazlasını arzu etmenin fazla gerekli olmadığı bir zaman gelecek olsa da, bu daha azla yetinmeyi öğreneceğinizden değil,arzuladığınız her şeyi istediğiniz zaman yaratabileceğinizi bilmekten kaynaklanacak.Başkalarına ne kadar çok şeye sahip olduğunuzu ”göstermek” için gereğinden fazlasını edinmek artık hoş bir şey olmayacak,çünkü herkes her istediğini ortaya çıkarabilecek.

Maddi zenginlik elde etmiş insanların ‘’ açgözlü insanlar’’ olduğunu düşünenler var.Onlar başkalarının zenginliğinin kendilerinkini azalttığını ve deneyimledikleri yokluğu arttırdığını düşünüyorlar.Size evrenin sonsuz olduğunu hatırlatalım,bu yüzden istediğinizden daha fazlasına yetecek kadar enerji söz konusudur.Şunu bilin ki sizin zenginlik çekmeniz başkalarının zenginlik çekmesinden bir şey götürmez.Evren sonsuzdur,kaynaklar sonsuzdur.Para sadece bir enerjidir.Sınırlı kaynaklar varmış gibi görüp de para verdiğiniz şeyler sadece etiketlerdir.

Çoğu insan evrenin bollukla dolu olduğun anlamaya başlıyor ama yine de maddi dünyanın yokluğundan korkuyorlar. Ve sonrasında yeteri kadar olmadığını teyit edecek şekilde bunu çekiyorlar.Fakat para içinize çektiğiniz hava kadar kolay ortaya çıkabilir.Şimdi size dünyanızda sıkça gördüğümüz bir örneği sunalım.Çoğu insan ihtiyaç olduğunda yeteri kadar olmayacak korkusuyla para biriktirme ihtiyacı duyar.Fakat tek seferde epeyce para da kullanabilirsiniz.Nefes almaya yetecek kadar hava olmayacağından korkmazsınız;her zaman bir sonraki nefesin alınacağını bilerek gün boyu nefes alıp verirsiniz.Bir sonraki nefesin nasıl geleceğine dair endişe duymazsınız ya da ihtiyacınız olduğunda yeteri kadar bulunsun diye havayı ‘’stoklama’’ zorunluluğu hissetmezsiniz.Onun ihtiyacınız olduğunda bolca orda olmasını beklersiniz ve olur.Bu fikri gülünç bulabilirsiniz,ama kendi açımızdan biz herhangi bir fark göremiyoruz.Elbette havayı ‘’biriktirme’’ ihtiyacı duymazsınız,ihtiyacınız olduğunda o her zaman ordadır tıpkı eğer inançlarınız desteklerse bolluğun de her zaman orda olacağı gibi.

Artık dünyada bu formdaki bolluğa ihtiyaç duyulmadığı bir zaman gelecek,ancak bir çok yeni sistem , fikir ve inanç para ‘’ihtiyacı’’ yok edilmeden önce birleştirilmelidir.Hizmetlerin ödemesi karşılığında para değişimi yerine hizmetlerin değiş tokuşunu yapmaya başlayacaksınız.Bu başlangıcın aşamalarını şimdi görebilirsiniz.Ancak şu anda para dünyanızdaki maddi zenginliğin sembolüdür.En temel ihtiyaçlarınızı karşılamak için bile gereklidir.Kullandığınız sembol hiçbir fark yaratmaz,para enerjidir.Şimdi kullandığınız mevcut kağıt,madeni ya da plastik değişim formları yerine tavuk,pastel boya ya da kaya parçalarını da basitçe kullanabilirisiniz.

Eğer isterseniz hayatınızın her kısmına nasıl bolluk çekebileceğinize dair tavsiyemizi sizinle paylaşmak istiyoruz.Niyetli bir şekilde gelirinize,maaş çekinize ve müşterilerinize odaklanarak ve hayatınıza bolluğun nasıl geleceğini belirleyerek , size diğer yollarla gelebilecek sonsuz bolluk akışını kısıtlıyorsunuz.Evrende sonsuz bolluk vardır ve evren hizmet etmeyi amaçlar.Kalbinizi bolluğun gelebileceği tüm olasılıklara açın. Bu bir hediye olabilir,bir fikir,yabancı birisi,hatta ticari bir şekilde bile gelebilir.Ortaya çıkarmayı arzu ettiğiniz sonsuz yol söz konusudur.

İnsan aklı için bir şeylerin ‘’nasıl’’ olacağını bilme ve planlama ihtiyacının kapatılmasının ne kadar zor olduğunun farkındayız.Eski enerjide işin nasıl gerçekleşeceğine dair adım adım bir işleyiş sürecine sahip değilseniz hiçbir şey halledilemiyordu.Fakat artık o enerji yok.Artık sizin tarafınızdan yapılacak o kadar çok şey yok.Artık izin vermeyi öğrenmelisiniz.Problem basit bir şekilde olmasına izin vermektense,nasıl ve ne zaman olacağını bilme ihtiyacından kaynaklanıyor.Bir şeyin tezahür etmesine neden olan onun gerçekleşeceğini tereddütsüz olarak bilmektir.Nasıl ve ne zaman ortaya çıkacağı üzerine kısıtlamalar ve limitler koymak sadece sürece köstek olur.Ne ortaya çıkarmak istediğinize karar verin,mümkün olan en az dirençle izin verin ve almayı bekleyin,arzularınızın fiziksel realitede ortaya çıkması için gerekli olan eylemleri yapın.

Kendinizi hala size hizmet etmeyen inançları tutuyor olarak görürseniz bizlere başvurmanızı öneriyoruz,bu sınırlayıcı inançları,içinizdeki ilahiliği destekleyen inançlara dönüştürmek için yardım edeceğiz.Unutmayın ki sizler için inançları değiştiremeyiz ama isterseniz memnuniyetle size inancı nasıl salıvereceğinizi hatırlatabiliriz.Şunu bilin ki biz size yeni bir şey öğretmiyoruz,daha ziyade halihazırda içinizde bildiğiniz şeyi hatırlatıyoruz.

Bu bir kanallık bilgisidir ve alıntıdır.

 

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.