Neden besleniyorsunuz?

Hepimizin asli görevi yaşamaktır. Bunun için de nefes almak kadar güce de ihtiyacımız var, bizi ayakta tutacak bir güç olması gerekir bunun. Kendimizi başkalarına gösterebileceğimiz ve omurgamızı dik tutmamıza yarayacak bir güç olmalıdır bu.

Herkesin bilinçaltı farklı çalışır, bilinçaltının görevi ne olursa olsun ruhumuzun evi olan bedenimizi hayatta tutmak olduğu için farklı beslenme yolları seçer. 

Birisi öfkesinden beslenir örneğin, gücünün zayıfladığını hissettiği anda öfkelenecek bir şeyler bulmaya başlar.

Birisi onaylayanmaktan egosunu beslemektedir. O yüzden başkalarından ‘evet, haklısın’ cümlesini duymak için önce dinler, süzer, sonra karşısındakinin düşüncesine uygun konuşur.

Başka birisi başkalarına hediye alarak gücünü kanıtlar, çevresini kalabalık tutmaya ihtiyacı vardır gücünü hissetmek için.

Bir diğeri intikam ateşiyle günlerini geçirir, planlar yapar, o yüzden ‘intikam soğuk yenen bir yemektir’ denir, çünkü aslında konu intikam almak değil, sürekli onu kafada pişirmektir.

Güç içimizde her zaman vardır, sadece onu fark etmemizi bekler. Biz ise onu fark etmeyip, ona sahip çıkmayı düşünmediğimiz için gücü  dışarıda ararız, o yüzden gücümüzü başkalarına bağımlı kılarız. Başkalarından yola çıkarak gücümüzü hissetmek için öfke, kızgınlık, onaylanma, sevilme, vb dürtülerine ihtiyaç hisseder, bunları baston gibi ayakta durmak için kullanırız.

Halbuki nefes aldığımız her an bu hisleri içimizde dönüştürme şansına sahibiz, bastonları bırakma ve daha sağlıklı olma şansımız da var, neden kullanmıyoruz?

Sizin bastonunuz var mı, varsa bırakmak ister misiniz? O zaman kendinizi güçlü hissettiğiniz zamanlarda gücünüzün kaynağını sorun kendinize, adım adım başlayın. 2018’de gücünüzü elinize alın, hayatın hediyelerini alın.

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.