Mucize programında 11. gün farkındalığı

Daha önce yaptığım ve sonucunu aldığım ‘30 günde mucizeler programı’nı okurlarımla paylaşmak beni çok mutlu etti. Birçok okur da bu programa katıldı, umarım katılanların hepsi devam ediyordur.

Bilinçaltımız çok güçlü, eğer niyetlerimizin hayatımızın rutinini ve düzenini bozacağını düşünüyorsa bilinçaltı, bizi bu yoldan alıkoymak için elinden geleni yapacaktır. Mide bulantısı, okumaktan kaçınma, defteri sürekli unutmak, kalemin yazmaması, tümüyle uygulamayı unutmak, kendine zaman yaratamamak bunlardan biri olabilir örneğin. Eğer başınıza böyle şeyler geliyorsa niyetinizin hayatınızı nasıl değiştireceğini ve buna hazır olup olmadığınızı kendinize sorup bu değişim için izin verebilirsiniz.

Şimdi ben bugün ne yaşadım, onu paylaşmak istiyorum. Benim niyetim…Neyse, niyetimi kendime saklayayımJ Bugünkü uygulamada negatif inançlarımızı gözden geçirecektik. Başladım yazmaya ve birden çocukluğuma gittim. Anneannemin ‘sen bilemezsin!’ cümlesi öyle bir bütünleşmiş ki, bir çok şeye monte etmişim onu. Annemin bana aldığı giysiler geldi gözümün önüne, bana aldığı bordo renkli giysiler…Hala giymem bordo, öyle sevmem o rengi…Annem izin vermezdi istediğim giysiyi almama. Onun aldıklarını giyerdim. O zamanlar tabii çocukların fazla söz hakkı yoktu. Benim içimdeki takılmış teyp kasedi gibi bir ileri, bir geri saran ‘ben güzel giyinemiyorum, giyinmeyi bilmiyorum, tarzım yok’ negatif inancı da işte annemle anneannemin bileşimiymiş meğerse. Bunu farkedince uzunca bir süre kendime gelemedim. Annemin ve anneannemin bana yapıştırdıkları etiketleri yıllardır taşıyorum, kendi düşüncem gibi, inanılır gibi değil. Belki bazılarınıza bu saçma gelebilir, ama her çocukta farklı sonuçlar çıkar. Belki başka bir çocuk buna hiç takılmazdı, ama ben takılmışım işte. Bunu farkettikten sonra kendimi daha rahat hissettim. Sonuçta çok ilginç bir tarzım olmasa da, yine de bir çok kişiden daha iyi giyindiğimi biliyorum.

Sizin farkındalıklarınız neler?

Unutmayın, mucizeyi yaratmak için yoldayız, vazgeçmek bize yakışmaz…Bilinçaltınıza selamlar…

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.