Mucize programı sonrasında…

Daha önce İrem’in kaleminden nefes deneyimlerini okudunuz. Şimdi ise Aralık ayı boyunca alıntı olarak yayınladığım Mucize Programı’nı takip etti ve deneyimlerini bizimle paylaşıyor şimdi:

2012’nin Aralık ayına geldiğimizde  Banu www.bitutamtuz.com üzerinden “kendi mucizeni kendin yarat” programını başlattı. Beceremediği bir dersten sonunda iyi bir not alan öğrenci edasıyla, “ben de yapacağım” dedim Banu’ya. Öğütlediği gibi gidip en sevdiğim renkten, mor bir defter aldım ve kendi mucizem için, notlarımı yazmaya başladım. Her gece uyumak için kendimi hazırladım, yatmadan hemen önce notlarımı yazdım, kocaman hedeflerimi basite indirdim, adımlar belirledim, yazarken sakinledim, yavaşladım, öylece durup bekledim. Aslında herkes gibi birden fazla mucize isteğim vardı tabii ki, ama Banu bana en çok istediğim bir-iki tanesini seçmemi öğütledi, ben de devasa sorunlarımın en başından başladım, uçan kuşa borcum var, ama param yok, sağlık sorunlarım yüzünden işime ara vermek zorunda kaldım. Ama mucize olarak “Allah’ım bana para gönder” denmiyor tabii ki:-)

Bir de otizm ile ilgili yeni projelerde çalışmak istiyorum, hayatımda bana otizm için çalışmak kadar iyi gelen şey yok, uzun zamandır yaptığım egosal hatalar, yanlış kişi ve ortam seçimlerim yüzünden otizmle ilgili aktif gönüllü çalışmalarımdan uzak kalmıştım, neler yapabileceğimi ve yapmak istediklerimi de biliyorum ama öylece duruyorum. Bu da içimi kemiren devasa bir sorundu benim için, otizmle ilgili yeni bir pencere, yeni bir yola ihtiyacım vardı…

Ben de önce “sevdiğim, keyif aldığım işime kavuşmak istiyorum, yeniden işim olursa dört duvar kapalı kaldığım evden dışarı çıkabilirim, işim olursa para da kazanabilirim, param olursa borçlarımı yavaş yavaş ödeyebilirim, oğluma daha rahat bakabilirim” düşüncesine odakladım kendimi. İkinci sırada duran otizm çalışmaları için ise, uzun zamandır yapmayı ihmal ettiğim bir konuya odakladım kendimi, yeni teşhis almış ailelere kendi otizm hikayemizi anlatmaya geri döndüm, kendi kendimi sorguladığım ve geçmişe döndüğüm, oğlumun nereden nereye geldiğini anımsadığım otizm konulu bir röportaja katıldım, o röportajıma gelen keyifli mesajlarla içim hafifledi biraz…

Günler geçti, notlarımın sayısı azaldı, Aralık bitecek, 30 gün geçecek ve pat diye iş gelecek veya kocaman bir otizm projem olacak diye de düşünmedim, kendimi akışa bıraktım, ama hep sakin durup bekledim, öyle sağa sola saldırıp aramadım da açıkçası ama hep “çok istedim-gerçekten istedim…” Her nefeste bir kez daha…

31 Aralık geçti, yılbaşı gecesi sabaha karşı uyumadan kendime kendime bir hediye verdim, oturup mucize notlarımı okudum, beni çok rahatlatan bir nefes seansı yaptım ve yeni yıla böyle adım attım…

Bilin bakalım, ne oldu? 🙂

Ocak ayının ikinci haftasında bir gün, oğlumun yeni okuluna gittim. Onu okulunda, yeni arkadaşlarının arasında, keyifli, huzurlu ve uyum sağlamış görmek bana çok iyi geldi! Eve döndüm, kafamın gerisinde sürekli olarak “şükürler olsun” diyordum ki, telefonum çaldı! Meslek hayatımdaki ilk müşterim olan arkadaşımdı arayan ve bana çok keyifli, farklı bir projede birlikte çalışmamızı teklif etti! O telefondan sonra havaya sıçradım sanki, tavana baktım, ağzımdan sadece “şükürler olsun, teşekkür ederim” çıkabildiJ

Ertesi gün, başka bir eski dostum aradı, yıllardır konuşamadığım biri üstelik, beni bir müşterisine önerdiğini, birlikte çalışmak istediklerini söyledi. Nutkum tutulduğu için, bu defa sadece tavana bakıp “teşekkür ederim” diyebildim.

Ve benim için mucizemi tamamlayan son halka, hemen bir sonraki gün geldi. Ne oğlum, ne de otizm henüz hayatıma girmemişken, tam 21 yıl önce Amerika’da birlikte çok eğlenceli zaman geçirdiğim arkadaş grubumdan birisi beni ortak dostlarımız sayesinde bulmuş, önce bir mesaj gönderdi, ben kim olduğunu anlamadan cevap verdim, sonra konuşmaya başladığımızda bağlantılar belirlemeye başladı, aniden tek bir kelimede birbirimizi anımsadık. ABD’den yeni dönmüş, oğlu da benim oğlum gibi otizmli, kafamızdaki öncelikli sorunları ve çözüm projelerini konuşmaya başladık. Türkiye’de otizm sorunları öylesine devasa ki, bir yerden başlamazsak bu yumağı çözmek çok zor olacak… Konuşurken fark ettik ki, aslında yola koyulmak aynı projeden bahsediyoruz! Tipik olarak ben gözlerimi bembeyaz tavana diktim, şükrederek yeni beyaz sayfama baktım, böylece son halka da tamamlandı, şimdilerde yeni otizm derneğimiz için çalışmaya başladık bile.

Benim hayatıma gereken mucizeler, hayatımın en büyük ve en gerçek mucizesi oğlum sayesinde böylece tamamlandı, beni hayatla bütünledi, yeniden ışık yaktı yolumun üzerinde, akışım yeniden başladı…

Son halkanın tamamlandığı gece, Banu’yu aradım, bir çırpıda soluksuz anlattım olup bitenleri, en çok da nasıl şükrettiğimi, meleklerimin bana nasıl dokunduklarını…”Oldu” dedim, “mucizeler gerçekten yaratılabiliyormuş, ben de hızlı hızlı değil, derin derin nefes alıyorum…”

İşte Banu o konuşmanın sonunda benden yine yapmayı en çok sevdiğim şeyi istedi, “yaz” dedi, “nasıl nefes almaya başladığını ve mucizelerini yaz..”

Ben de yazdım işte… Umarım içimi, ruhumun derinliklerinden geleni, kalbimden geçenleri, nefesimi nasıl yeniden kazandığımı, hayatımda meleklerime tutunarak yarattığım aslında çok küçük ama benim için çok büyük mucizelerimi anlatmayı becerebilmişimdir…

Ve umarım, bu uzun ve karmaşık yazımı okuyan birileri de, kendi derin nefeslerini almayı başarır, melekleri ile buluşur ve yaşam yolculuğuna devam eder…

Bi’ Tutam Tuz  Banu olarak İrem’e paylaşımından olarak teşekkür ediyorum.

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.