Hazır mıyız?

Geldi, geliyor. Ne yapacağız, nasıl kutlayacağız derken yeni yıla çok az kaldı. Nedense her yılbaşından önce bana bir zaman atlaması yaşayacakmışım gibi gelir. Sanki bir devir kapanır, yeni bir devir açılır, ama yılbaşı sabahı kalktığımda da her gün yaşadıklarımı aynen yaşayacağımı, yeni yılın da bir tekrar olduğunu düşünürüm. Bunu her yılbaşında deneyimlemekten bıkmadım henüz.

Tabii hiçbir günümüz bir öncekinin aynısı değil, her sabah farklı bir insan olarak kalkıyoruz, biraz daha deneyimli, biraz daha derslerini almış olarak. Tek farkımız bazılarımız bunu erken fark etmeye başlıyor, bazılarımız hiç fark etmeden yaşıyor.

dunyaDoğa nasıl da her şeyi bizim için hazırlıyor. Mevsimler aslında bize ders veren döngüler gibi, önce tohumu ekiyoruz baharda, sonra suluyoruz bol bol, bekliyoruz, sabrediyoruz yazın sonuna kadar, sonra hasadını yapıyoruz ektiklerimizin ve kışın soğuklarda biçtiklerimizi tüketiyoruz. Eskiler tüketirken de üretirlerdi. Örneğin domates çekirdekleri tekrar tohum olurdu, artık öyle bir şey yok. Her şey hazır elimize veriliyor, verilmese de bekliyoruz. Ve insanoğlunun buluşu zaman sayesinde mevsimleri aylara böldük ve yıl kavramı ortaya çıktı. Doğada nasıl eskiyi bırakmadan yeniye yer açılmıyorsa, yeni yıl gelirken de eski yılı bırakmak gerekli. Zaten her yere tarih olarak 2015 yazmaya başlayacağız saatler sonra, ben daha farklı bir şeyi ifade etmek istiyorum şimdi: Artık ihtiyacımız olmayan ne varsa bırakmak, tutunduğumuz, onsuz olamayacağımızı düşündüğümüz bağımlılıklarımızı bırakmak, korkularımızı bırakmak. Neden rahatsız olduysak, hangi huyumuz bizi mutsuz ettiyse onu bırakmak. Böylece daha hafif girebiliriz yeni yıla.

Şimdi yeni yıl gelmeden alın bir kağıt, kalem önünüze. Başlayın yazmaya, ne yazacağını bilmiyorsanız başlığı şu şekilde yazabilirsiniz: 2014’te neyi bırakmaya hazırım?

Size ne kadar anlamsız gelirse gelsin, yazmaya başlayın, hatta ilk başta bir şey gelmeyebilir. Yine de yazın. Önce kendinize bir süre belirleyin, ben 15 dakikadan yanayım her zaman. 15 dakika boyunca elinize izin verin. Eliniz yüreğinizden geçenleri kağıtta şekillendirecek. Ve siz bile şaşıracaksınız yazdıklarınıza. Benim başıma çok geldi, oradan biliyorum.574505_10151439644814106_1267672621_n

15 dakikanın sonunda mümkünse yakın yazdıklarınızı ve bir an için gözlerinizi kapayıp rahatlığı, hafifliği hissedin ya da başka bir şeyi. Yakmanız mümkün değilse yaktığınızı hayal ederek yırtın bütün kağıtları parça pinçik.

Şimdi sıra yeniye geldi. 2015 için hedefleriniz ne? Neler olsun istiyorsunuz? Temiz bir kağıda 2015 hedeflerinizi yazın. Tek şart hepsini olumlu ve oldu şeklinde yazmak. Örneğin istediğim lacivert renkte Opel Astra otomobili aldım, kredilerimi bitirdim. Okulda tüm sınavlarımı kolaylıkla geçtim. Bu sizin 2015 sonunda hedeflerinize ulaşmış olduğunuz halinizle yazdığınız bir mektup olacak. Veee şimdi son şart: Bu mektubu 40 gün boyunca gün atlamadan okuyacaksınız. Sonra da mektubunuzu 2016ya girerken yakmak üzere saklayın. Ben hepsinin olacağından eminim.

Ve öyle de oldu.

Hepinize barış, huzur, sağlık, mutluluk ve bolluk bilincinde yeni bir yıl dilerim.

Ve yılın en soğuk esprisiyle bitiriyorum yazımı: Seneye görüşürüz.

 

 

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.