Hayatımın amacını arıyorum.

İnsanlar doğar, büyür ve ölür. Aralarda geçen zamana da hayat denir. Hayat aslında bizim dünya üzerinde bedenlenmiş ruhumuzun tekamülü için alması gereken derslerle bezenmiş zamandır. Ama nedense bazıları bu zamanı boşa harcar, bazıları ise bir ömre neler sığdırır, akıl şaşar kalır. Bazıları öldürür, bazıları hayat verir, bazıları sadece soluk alır.

Geçenlerde birden aklıma takıldı, hayatımın amacı nedir dedim kendi kendime  ve çevreme sormaya başladım. Bir çok kişi ilk başta şaşırdı, hiç düşünülmeyen bir şeydi bu çünkü.

Gelen cevapların bazıları da beni şaşırttı, ama sonra kabul ettim, belki olması gereken budur, ama şunu da gördüm ki, yetiştiriliş tarzımız, kendi mantığımız hayatımızı o kadar çok etkiliyor ki, bazen çerçevenin dışına çıkmak mümkün olmuyor.

Birkaç kişi amaçlarının iyi insan olmak olduğunu söyledi. Buna karşılık bir kişi örneğin şunları söyledi:

‘İyi insan olmaya çalışmıyorum artık. Çünkü anladım ki, etrafındakilerin taleplerini yerine getirebildiğin kadar iyisin. Yapmadığın, yapamadığın anda kötüsün, hatta en kötü sensin… İyi olmak yerine adil olmaya çalışıyorum bundan böyle, verdiğim kararları, kişisel çıkarlarımı katmadan, egomu işin içine karıştırmadan almaya çalışıyorum. Kimin bundan memnun kalacağı umurumda değil, ben adil olduğumu düşünüyorsam gerisi tın :)’

İşte iyi insan olmanın çerçevesinin çizilmesi bu, bana göre… İyi insan nasıl olunur, neye göre olunur? İyi insan olmanın koşulları nelerdir? Başkalarının isteklerini yapmak iyi insan olmak anlamına gelir mi? Başkalarının isteklerini yapmamak iyi insan olmaya delalet midir?

İyi insan olmak bana göre insanın önce kendisine karşı dürüst olması ile başlıyor. Kendini kabul etmek, tüm potansiyellerini tanımak ve her gün kendine yeniden başlamak demek.

Bu sizin hayat amacınız olabilir mi?

Diğer yanıtlarla devam edeceğiz.

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.