Güvenli alandan çıkmak

Merhaba sevgili nefes dostu,

47 yaşındayım. Hepiniz gibi doğdum, bebek oldum, bebek yatağında ağladım, uyudum. Çocuk oldum, okula gittim, eve geldim. Büyüdüm, yaşadığım yerin dışına çıkmaya başladım. 14 yaşımı hatırlıyorum. İlk defa arkadaşlarımla sinemaya gidecektim. Gittim ve dönüşte bir an önce eve, yani güvenli alanıma kavuşmak için kaldırımın en iç tarafından, elimdeki kitaba sarılarak, adeta dükkanların kapılarına sürünerek ve koşarak geldim. Yıllar geçti, üniversite bitti, dışarıda olmaya alıştım, iş hayatına girdim, toplantılar, seyahatler, hep bir değişiklik vardı, yani güvenli alanımdan çıkmam gerekiyordu, ama güvenli alanın ne olduğunun bile farkında değildim.

İşi bıraktım, hayatımın yeni bir dönemine girdim. Geçenlerde bir arkadaşım gün ortasında mesaj attı ve ‘haydi Karaköy’e gidelim’ dedi. Nasıl yani? Önceden konuşmamışız, plan yapmamışız, ben hazır değilim. İşte o zaman kendimi nasıl da planlı bir hayata hapsettiğimi farkettim. Hem de 47 yaşında! Şimdiye kadar hep hayatımı planlamam gerekliydi ve bu bana güven veriyordu, çünkü ne yapacağımı biliyordum. İki hafta sonra pazar günü ne yapacağım belliydi örneğin, ama şimdi aniden hiç aklımda olmayan bir seçenek sunuluyordu bana: Spontane yaşamak.

İşte o anda korkumla yüzleştim, plansız yaşama, spontane olma, değişimlere açık olma, esnek olma…

Şimdi bunun farkındalığı ile önüme aniden çıkan fırsatları kabul etmeye hazırlanıyorum. Hiçbir değişim ve dönüşüm bir anda olmuyor, farkındalıkla başlıyor ve sürece yayılarak içselleştiriliyor. Arkadaşımın teklifi karşısında ne yaptığımı merak ediyorsanız, kabul etmedim tabii ve bu farkındalık sonra geldi. Zamanı şimdiymiş. rp_medic59fa.jpg

Nefes çalışmalarıma çağırdığım bir çok danışan ve arkadaşım var. Bazıları kolayca gelirken, bazıları bir türlü gelemiyor. Hep bir sorun, problem, bahane, vb. olabiliyor. Nedeni de benim yaşadığım gibi dönüşümden korkmak ve yüzleşmekten kaçmak, bilinçaltı biliyor bunu ve binbir türlü bahaneler üretiyor. Halbuki sorduğum zaman, tabii ki gelinmek isteniyor, neden gelinmesin, nefesin yararlarını herkes biliyor artık. Hepimiz daha iyi ve mutlu bir hayatın peşinde koşuyoruz, ama kendimize bunu yaşatmak için bilinçaltımız ne derse ona uyuyoruz, yani güvenli alanımızdan çıkamıyoruz. Güvenli alanımız bazen sıkıcı iş hayatımız, bazen eve kapanmak, bazen çok yemek yemek, bazen partiden partiye koşmak, bazen istediğimiz an bırakabileceğimiz, bize dayak atan bir koca, ama korkularımız, bu olmazsa ne olur sorusunun cevabını bilemememiz bizi güvenli alanımıza hapsediyor.

Sizin güvenli alanınızda ne var? Neye tutunuyorsunuz? Neyi bırakmak isteyip de korkuyorsunuz? Daha iyi bir hayat isterken eyleme geçmenize engel olan içsel güdünüz nedir?

Tüm bu sorulara cevaplarınızı nefesinizle bulabilirsiniz. Tek yapmanız gereken kendinize, zihninize, bilinçaltınıza ufak emirler vermek. Örneğin ‘hey sen! sevgili bilinçaltım, ben şimdi şu konuda biraz ilerleyeyim diyorum, sen de buna şimdilik azıcık izin veriyorsun, tamam mı?’ ya da ‘ zihnimdeki korkular, hayatımı yeterince aşağı çektiniz, şimdi biraz ileri gitme zamanı, çünkü ben artık bunu yaşamaktan sıkıldım’

Sizin cümleniz ne olsun? hayat

Nefesiniz sizi bekliyor, farkında mısınız?

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.