Dağınıklık…

Benim annem ve babam çok titiz insanlardır. Annem her şeyi kaldırır, sonra kullanmak istediğinde de kaldırdıklarını bulamaz, çünkü bir yerlere sokuşturmuştur. Babamın kendine göre kuralları vardır.

Ben de ilk çocuk olarak bütün bu kurallardan ve yaşam tarzından nasibimi aldım, ama bana alan bırakılmadığı için aksine içimdeki Protest Godzilla sayesinde dağınık  bir insan oldum. Özellikle odamda her şeyi görmem gerektiği için hiçbir şey toplanmaz, her yer her yerde olurdu, ama bu bana göre yaşayan bir yer demekti.

Feng Shui ile ilgilendiğim ve öğrenmek istediğim için arkadaşımın arkadaşı Ayşen bizim eve geldi ve evi Feng Shui kurallarına göre düzenledi. O gün mutfaktan kullanmadığım, ama artık duvarın bir parçası gibi gördüğüm dolap altı leğenleri, fazla bardaklar, vs atıldı. İşte o gün benim yeni bir alışkanlığımın doğuşu oldu: Sadelik ve düzen…

Ayşen’in mutfağı boşaltmasının üstünden yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen mutfak hala iyi durumda, çünkü sadelik ve düzen küçük mutfakta bana hareket yeteneği veriyor.

Dağınıklık insanın enerjisini çalan bir şey. Bir şey yapıyorsunuz ve ortalık dağılıyor. Sonra toplamıyorsunuz, gözünüzün önünde bir yığın, sürekli kendini size hatırlatıyor, beyninizin içinde sürekli bir ‘toplamalıyım’ nidası ve ertelemenin getirdiği huzursuzluk, hele o bitirilmemiş işlerin verdiği ağırlık…İşte iyice aşağı inmeye başladı enerjiniz.  Görmemeye çalışıyorsunuz, gözlerinizi kapatıyorsunuz, bu sefer eliniz çarpıyor yanından geçerken…İyice sıkışıyorsunuz, sıkışıyorsunuz, konsantre olma yeteneğiniz olmadığı için daha fazla küçülemiyorsunuz. Siz onu itiyorsunuz, o daha fazla üstünüze geliyor.

Neden? Neden kendinize bunu yaşatıyorsunuz?

Ben içimdeki Protest Godzilla yüzünden isyanımı ilan ediyordum dağınıklığımla. Yıllar sonra anladım ki, bu isyan aslında bana zarar veriyor, öfkeyle kalkan zararla oturur misali… Bunu anlamam evi boşalttıktan sonra evde dolaşan enerjiyi hissetmemle oldu.

Siz dağınık mısınız?

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.