Bir transformalnefes deneyimi- En çalışkan öğrencim

İnsan kendini koca dünya üzerinde yalnızlaştırır mı? Yalnızlaştırıyormuş… Özgürce yaşamak varken, kendini kendine hapsediyormuş. En ilginci de bunları bir süre sonra normal bir yaşam biçimiymiş gibi görmeye başlıyor. Herkesten uzak, duygularını yitirmiş, tek hissedilen acılar, üzüntüler…

Kendini onlara vererek, sadece onlarla yaşayarak kendini (güya) güçlü hissetme çabası. Ey acılarım yıkılmadım, ayaktayım dercesine her gün aynı şeyleri yaşamak.
Acı dışında başka bir duygunun olmadığı, beynin, vücudun sürekli bunlarla savaş halinde olduğu bir yaşam biçimi. Hayattan zevk almamak, işten zevk almamak, doğan güneşin, kuşların, etrafındaki insanların, geçip giden zamanın ve en önemlisi insanın kendinin farkında olmaması!!!

Böyle bir hikayeydi benimkisi de yaklaşık 3 yıl süren… Bir girdaba kapılmış gibi derinlere sürükleniyordum. Ta ki bir gün kafama dank edene kadar. Durdum, düşündüm, kendi kendime sordum. Ben ne yapıyordum böyle? Bu şekilde nereye varacaktım. Böyle yaşamaya devam etmek istiyor muydum? Cevap çok basitti tabiiki. Kocaman bir HAYIR : ))

Bu cevaptan sonra hayat karşıma Banu Hanım’ı çıkardı. Bu tabii birdenbire olmadı. Buna vesile olan insanlar da oldu. Artık ben istediğimi biliyordum ve hayat bana bunu getirdi.

Banu Hanım’la tanışmadan önce nefes seansları hakkında hiç fikrim yoktu. Başlangıçta sadece nefes alıp vererek bunun nasıl olabileceği pek aklıma yatmamıştı. Ama şöyle basitçe hayata baktığınızda ilk gereksinimimiz NEFES. Hayat aldığımız nefeslerle devam ediyor. Gün içerisinde çoğu zaman farkına bile varmıyoruz aldığımız nefesin. Sıkıldığımız, bunaldığımız anlarda kendinize bir bakın, nefesinizi tuttuğunuzu fark edeceksiniz.

Banu Hanım’la nefes seansları ve diğer çalışmalarımız yaklaşık 5 ay kadar sürdü. Her seans yeni bir deneyim oldu benim için. En önemli şey, nesnelere ve kişilere takılmaktan kurtulmaktı benim için. Hep kendimi durduruyordum başkaları ne der ne düşünür diye. Çünkü ben kendi duygularımı bir kenara bırakmışım. Asıl önemli olan ben hissediyordum, ben ne düşünüyor, ben ne istiyordum. Her seans yeni bir keşif oldu benim için. Her seans yeni bir duygu dönüşümüydü. Keşfettikçe daha fazlası ortaya çıktı. Kendine güvenmek, güçlü hissetmek, mutlu olmak, sevmek, aşık olmak… Aynı şekilde üzülebilirdim de, kendimi zayıfta hissedebilirim. Burada önemli bu duyguları açığa çıkaran etkenler. Bunların da farkına vardığınız zaman duyguları kontrol daha kolaylaşıyor. Duygularımı keşfettikçe içimdeki beni keşfettim. Bu süreç engellerle dolu önünüze sizi vaz geçirecek engeller çıkabilir. Ama ben kararlıydım. Gitmem gereken yolu biliyordum. Kendimin farkındaydım. Bütün bunları hepsi nefes seanslarımızdaki çalışmalarımız ve çalışmalarımız sonucu ortaya çıkanlar hakkında Banu Hanım’la yaptığımız konuşmalar etkili oldu.
Son olarak şunu söyleyebilirim. Artık kendimin ve sahip olduklarımın, duygularımın ve hayatımın farkındayım. Yapmak istediğimi yapıyorum, söylemek istediklerimi söylüyorum, yaşamak istediğimi yaşıyorum. Ne geçmişe takılarak ne de çok ileri bakarak. Sadece anda kalmaya çalışıyorum. Tıkandığım noktada durup düşünüyorum derin bir NEFES alıyorum. Hayat nefes aldıkça güzel…

Teşekkürler Banu Hanım…

 

 

Adım Elif Banu Conker. 1969 yılında İstanbul’da doğdum, Sarıyer’de büyüdüm. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra İ.Ü. İletişim Fakültesi’nden mezun oldum. Üniversitedeyken Milliyet Sanat dergisinde staj yaptım, ama meslek olarak tekstili seçtim. 1993 yılından beri tekstil sektöründeyim. 2005 yılında boşandığımda yıllardır içimde olan astroloji öğrenme isteğini icraata döktüm. Astroloji eğitimim sırasında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde kişisel gelişime hızlı bir giriş yaptım. Değişik eğitimler, seanslar, çalışmalar, atölyeler derken tarot ve masaj eğitimleri ağır bastı. Reiki, Ra Sheeba,Holly Greal, Fullspectrum Healing, Gümüş Mor Alev gibi birçok enerjiye uyumlandım ve birçoğunu masaj sırasında kullanıyorum. Kişisel gelişim çalışmalarımın en son eğitimi transformalnefes oldu ve Transformal Nefes Eğitmeni oldum, artık ağırlıklı olarak nefes çalışmaları ve workshopları yapıyorum. Bir kızım var ve onunla birlikte büyüyorum. Kitap okumayı çok seviyorum, sinema ve tiyatrodan en çok hangisini sevdiğime bir türlü karar veremedim. Yürüyüş ve tai chi ile rahatlıyorum. Yazı yazmak en büyük hobim. Nisan 2013′te Ben Onu Tuz Kadar Sevdim isimli kitabım yayınlandı.